EN TR

birinci bölüm — kelime

Verimli sadelik
üzerine ince bir kitap.

Stüdyo hakkında bilmek isteyebileceğiniz her şey, ince ciltli bir kitap olarak dizildi. Kısa tuttuk; hem sizin hem kendi vaktimize saygı olsun diye. Baştan okuyabilir ya da size en ilginç gelen bölüme atlayabilirsiniz.

stüdyonun bir öğleden sonrası
Miskincin stüdyosu, geç öğleden sonra ışığında çalışan ekip ve ofis kedisi Miskin
Geç bir öğleden sonra, masanın üstünde bir kedi, herkes kendi işinde. Çoğu gün böyle. Bu bir pazarlama karesi değil; olsaydı kimse yüzünü dönmezdi.
i. — etimoloji

Kapıdaki
kelime.

Miskincin. Uydurma, gönülden sahiplenilmiş bir kelime. Kendi içinde bir paradoks barındırır: miskin (gevşek, acele etmeyen, biraz kedimsi) sözcüğü, onu kendi karşıtına çeviren bir ekle buluşur. Anlamı kabaca şöyle: telaşsız, ama iş hak ettiğinde dakik.

Bu ismi seçtik, çünkü daha tek satır kod yazmadan bizi anlatıyordu. Altı dakika tıklamamak için bir saat betik yazan, çay koymadan önce mutfağı yeniden kurgulayan, bir kez daha hesap yapmamak için Snap Split Your Bill diye bir uygulama geliştirmeye başlayan insanlarız.

Bizim anladığımız gevşeklik, emek yokluğu değildir; emeği nereye vereceğinizi seçmektir. Bir problemi bir kez, doğru biçimde çözmek. Gerisine çabalamamak.

"İyi bir mühendis, tekrardan nefret eder; iyi bir tembel de. İkisi de toplantıların çoğundan şüphelenir. İkisi de bir problemi çözmenin doğru sayısının bir olduğunda uzlaşır."

— iç yazışma, muhtemelen gönderilmemiş

ii. — misyon (kısa hâli)

Burada ne
işimiz var.

Bir insanın gününden belirli bir sürtüşmeyi çıkaran; küçük, inatçı, zarif uygulamalar yapıyoruz. Tercihen bir hafta önce kendi başımıza gelen türden bir sürtüşme.

m·01

Sürtüşme, birinci sınıf hata.

Bir ekran kullanıcıya iç çektiriyorsa, çöken bir ekran gibi ele alırız.

m·02

Yapay zekâ bir araçtır.

Doğru yerde görünmez çalışır; yanlış yerde gereksiz abonelik üretir.

m·03

Ya dürüst fiyat, ya hiç.

Şeffaf fiyatlandırma bir özelliktir. Kafa karıştıran fiyat sayfası bir uyarı işaretidir.

m·04

On yıllık kur, on günlük değil.

Gelecekteki kendimizi bir hafta sonu çalıştırmaya zorlayacak mimarilerden uzak dururuz.

m·05

Menüye göre değil, mutfağa göre.

Gerçek kullanım akışı, özellik listesinden önce gelir. Her zaman.

m·06

Dinlenmek de planın bir parçası.

Sprint'in içine yazarız. Çünkü yorgun ekipten iyi iş çıkmaz.

iii. — vizyon (uzun hâli)

Uzun oyun
(yavaş oynanır).

On yıl sonra; insanların dakikalarca değil, yıllarca ana ekranlarında tuttuğu; ince ama özenli bir uygulama kataloğu üreten, finansal olarak bağımsız, küçük bir stüdyo olmak istiyoruz.

Yazılımın büyük bölümü ilk beş saniyede parlayıp otuzuncuda unutulmak üzere tasarlanıyor. Biz tersini istiyoruz. Zarif yaşlanan, kullanıcının sessizce kardeşine önerdiği, üç ayda bir yeniden tasarıma ihtiyaç duymadan ayakta kalabilen uygulamalar.

Hedefimiz on uygulamalık bir katalog. Belki on beş. Her biri, küçük bir problem ile çözümü arasındaki en kısa hat. Her biri lansmanından on yıl sonra hâlâ ayakta, hâlâ anlaşılır, hâlâ adil biçimde fiyatlanıyor olsun. Küçük, sakin, zamana dayanıklı bir şirket.

Acelemiz yok; mesele tam olarak bu.

  • yıl·1 Souppo'yu iyi çıkar. Üzerinden öğren. İlk bin aileyi memnun et. devam ediyor
  • yıl·2 Snap Split Your Bill'i çıkar. Her seferinde bir grup tartışmasını emekli et. 2026
  • yıl·3 Pazar büyüklüğüne göre değil, kişisel tahammülsüzlüğe göre 3. uygulama. henüz belli değil
  • yıl·5 Kendi şartlarımızla gerçekten kârlı ol — yoksa kendimize stüdyo demeyi bırak. pazarlıksız
  • yıl·10 Sessiz sedasız ünlü, dayanıklı yazılımlardan küçük bir katalog. Ve biraz daha uzun bir öğle arası. plan
iv. — nazik redler

Sizin için
yapmayacağımız
şeyler.

Kısa ve az buçuk kaba bir liste; öncelikle kendimize hatırlatmak için. Talebiniz bunlardan birine uyuyorsa, bir rakibimize — el sıkışarak, kırgınlık olmadan — yönlendiririz.

  • ·red· İş modeli can sıkıntısı üzerine kurulu uygulamalar. sonsuz akışa hayır
  • ·red· İptal etmeyi unutmanızı cezalandıran üyelikler. iki dokunuşta iptal yoksa hatadır
  • ·red· Her rakipte yazdığı için eklenen "yapay zekâ" özellikleri. trend odaklı yol haritası
  • ·red· Karanlık desenler. Arkadaşınızmış gibi yapan pop-up'lar. "Hayır, teşekkürler" düğmesini gri bırakmak. ikna ≠ manipülasyon
  • ·red· Ürünün kendisinden uzun süren tanıtım akışları. yedi ekranlık karşılama yok
  • ·red· Endişeli bir yakınımıza rahatça açıklayamayacağımız veri toplama. aile testi
v. — çalışma notları

Gerçekte
nasıl çalışıyoruz.

Miskincin'de işlerin nasıl yürüdüğünün mümkün olan en kısa haritası. Buraya yazdık ki bir daha tek tek anlatmak zorunda kalmayalım.

Yapay zekâyı içeride yoğun kullanırız.

Perdenin arkasında üretken araçlara güçlü biçimde yükleniriz: kod incelemesi, çeviri, içerik iskelesi, uç durumların taranması. Perdenin önündeki kullanıcının bunu bilmesi ya da umursaması gerekmez. Yapay zekâ bizim için hızlı hareket etme yöntemi; sattığımız ürün değil.

Gerçek ortamda prototip çıkarırız.

Yanıltıcı wireframe yapmayız. En küçük uçtan uca sürümü gerçek stack üzerinde kurar; gerçek bir telefonda, gerçek bir yolculukta deneriz. Figma'da kesinleşmiş gibi görünen kararlar, metroda çoğu zaman değişir.

Türkçeyi Türkçe gibi yazarız.

Ürün metni bir tasarım yüzeyidir. Başka stüdyolar köşe radyusu için tartışırken, biz fiil seçimi için tartışırız. Bir cümle bir dergide yer alamayacaksa, uygulamamızda da yer bulmaz.

Bitiririz, sonra nefesleniriz.

Sprint'ler Cuma biter; Cumalar erken kapanır. Pazartesi, kullanıcının o şeyle ne yaptığını okumaya ayrılır. Durula. Tekrarla. Bozmamaya çalış.

vi. — sıkça îma edilen sorular

Sormak
üzere
olduğunuz
şeyler.

"AI-first" tam olarak ne anlama geliyor?
Bir modelin sıkıcı işi üstlenebildiği bir dünyaya göre tasarladığımız anlamına geliyor. Uygulamalarımızın içinde: dağınık bir fişi anlayan OCR, el yapımı hissi veren bulmaca üretimi, utanç vermeyen çeviri. Stüdyonun içinde: daha hızlı araştırma, daha temiz kod, daha az tören. Biz yapay zekâ özelliğini sonradan takmayız; başından beri yetenek olarak varsayar, sonra bunu konu etmeyiz.
Dış proje alıyor musunuz?
Arada sırada. Yılda iki üç iş kabul ederiz; genellikle gerçekten ilginç bulduğumuz bir problem ya da birlikte çalışmak istediğimiz biri için. Tanıdık geliyorsa, iletişim sayfası buradan iki tık uzakta.
Neden İstanbul?
Çünkü burada yaşıyoruz. Çünkü ekmek iyi. Çünkü saat dilimi Avrupa ile Amerika arasında dengeli; toplantılarımız ya erken, ya da geç bir kahve üzerinden oluyor. Çünkü şehir, kaosla zarafetin aynı kaldırımı paylaşabildiğini size her gün hatırlatıyor.
İşe alım yapıyor musunuz?
Evet, ama yavaş. Genellikle kendi okurlarımızdan işe alıyoruz. Sesimiz size uygun geliyorsa ve işiniz bize ilham veriyorsa, bir selam verin — bir kahveye otururuz.
Sayfalarınız neden dergi gibi?
Çünkü iyi yazı üç yeniden tasarımdan sağ çıkar; hero slider'lar çıkamaz. Kayıt formuna kaydırırken göz ucuyla göreceğiniz bir site yerine, bir sehpada bırakmak isteyeceğiniz bir sayfa olmak istiyoruz.
bölüm sonu.

Tanıştık
(sayılır).

Küçük ekiplerin portrelerini okumak hoşunuza gidiyorsa devam edin; dilerseniz doğrudan uygulamalara da geçebilirsiniz.

İnsanlarla tanış → Uygulamalara bak